12 Temmuz 2017 Çarşamba

Gazeteler gerçek gazetecilerin olmalıdır

Bir zamanlar hukuk fakültesi kazanan öğrencilerin “adalet olmayan ülkede hukuk okuyoruz” sözü popüler olmuştu. Basın özgürlüğü olmayan ülkede gazeteci “olabilmek” de buna benziyor. İnkar edilemeyecek bir gerçek var ki gazetecilik bitkisel hayata girdi. Kendisi var, bütün ismi ve cismiyle orada öyle yatıyor fakat işlevi yok.
Eğer sizden istenen haberi, sizden istendiği şekilde yazmazsanız işsiz kalabilirsiniz.
 Kendi politik görüşünüzü aktardığınız yazılarla öne çıkıyorsanız ve bu görüşler hükümetin politikasıyla ters düşüyorsa hapse girebilirsiniz. Bir olayı aydınlatma süreci günümüzde hapse giden yolu açtığı için de araştırmacı gazetecilik bitmiş durumda bu yüzden.


İnternet artık hayatımızın her alanında olduğu için basın da internete geçiş yaptı. Ben bunu iyi bir şey olarak yorumlayamıyorum çünkü en azından ülke gündemini hadi hiç olmadı futbol yorumlarını takip etmek için gazete alan bir kesimi de kaybettik. İngiltere’deki gibi gazete alma kültürü zaten olmayınca insanlar iyice kağıda yazılan bir şeyleri okumaktan aciz hale geldi. Çünkü okumayı sevmeyen bir millet olduğumuzu Victor Hugo bile biliyordur. Sosyal medya kullanımı  yazarların popülaritesini belli eden bir unsur haline geldi ve Mediacat’in çıkardığı sonuçlar da şunu gösterdi ki gazetelerde köşe yazarı fazlalığı var. 249 köşe yazarının 45’i okunmuyor ve paylaşılmıyor.  Bu köşe yazarlarını tek tek incelediğimizde birçoğunun gazetecilikle hiçbir alakası olmadığını görüyoruz. Bu bizi şu sonuca götürüyor: bu ülkede hiç kimse kendi işini yapmıyor. Başkalarının işine burnunu sokanlar yüzünden de var olan işin kalitesi düşüyor. Köşe yazarlığının bir adı vardı en azından o da artık yok çünkü torpili olan kapıyor. 

Yeni modamız da malumunuz ünlülerimize gazetelerde yer vermek hatta onlara gazetecilik vasfı yüklemek oldu! Konuşmaları Mevlana sözü tadında olan, iyilikten tasavvuftan bahseden ünlülerimiz utanmadan gazeteciliğe soyundular. Soru sormaktan aciz söyleşilerle gazeteciliği ayaklar altına alıyorlar. Bize okulda röportaj/söyleşi yapılan kişiden bahsederken övgüde çok aşırıya kaçılmaması gerektiği söyleniyor. Ünlülerimiz ise birbirlerini pohpohlama aracı olarak gazetelerimizi kullanıyorlar. Kimsenin bizim işimizi yapmaya, hakkımız olan yeri işgal etmeye hakkı yok! Ne medya patronları ne de genel yayın yönetmenleri iki kuruşluk reklam için biz gazetecilik öğrencilerinin ve mezunlarının hakkını yiyemez. Eğer bizler, gazetecilik diplomamızla doktorluk veya avukatlık yapamıyorsak bu işin eğitimini almamış kişiler de gazetecilik yapamaz! Düşünce ve ifade özgürlüklerini instagram sayfalarında da kullanabilirler. Nasıl olsa kendi reklamları için yaptıkları her paylaşım “duyarlı davranış” haberleriyle geri dönüş alıyor. Gerçekten bir şeyler aktarmak isteyenler de blog açabilirler hatta belki bir gün fenomen bile olabilirler kim bilebilir? Hayır ama çok düşüncelerini gazetelerde çıkartma istekleri varsa buyursunlar röportaj yapalım. Yeter ki artık ekmeğimize göz dikmesinler!

Gazete sahipleri de hükümet üyelerini karşılarına almamak için gazeteyi yandaş doldurarak yine hakkımızı gasp ediyorlar. Eğer bu kadar korku doluyorsa içiniz lütfen medya işine de bulaşmayın o da eksik kalsın! 


Biz 4 yıl okuyacağız, cv’mize eklensin diye bir röportaj koparmak için kıvranacağız, bir staj ayarlamak için millete ağız eğeceğiz elalemin şarkıcısı da, siyasetçinin ahbabı da gelip bizim mesleğimizi elimizden alacak öyle mi? 

Hiçbir gazetenin bir reklam uğruna bunu yapmaya hakkı da, ihtiyacı da yok! Bir gazetenin okunmasını sağlayan çıkarcılar değil  emekçi gazetecilerin emek verilmiş haberleridir. Ha eğer daha prestijli mezunlar istiyorsanız onun hesabını da her şehre üniversite açma fikrini öne sürüp uygulayanlardan sorun. Bir yerde fark yaratmak bizim elimizde, biz tabii ki bunun farkındayız ama arkasında “dayısı” olmayan insanlar bir siyasetçinin yakiniyle veya ünlü biriyle baş edemez siz de bunun farkında olun.

Gazeteciliği ayaklar altından kurtarmaya gelen pırıl pırıl bir nesiliz. 

Biz gazetecilik öğrencilerinin tek isteği kendi mesleğimizi hakkıyla yapmak. Bize "işsiz kalacaksın" diyenleri haklı çıkartmamak ve yaptığı haberlerle halkı aydınlatan insanlar olmak. Hakkımız yensin istemiyoruz, bütün hayat kurtaran meslekler kadar kutsal olan mesleğimizi ayaklar altından kurtarmak istiyoruz. Gazeteciliğin değer kazanmasını istiyoruz. Yani biz demek istiyoruz ki alaylılar ve ünlüleri toplayın gazetelere mektepliler gelsin artık!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ne düşünüyorsan..